Her şeyi öğütür; inanılmaz hızlıdır; yaratılmış hiç bir canlı ona yetişemez; hiç bir şeyi beklemez; hemen hemen hiç kimse iyi şekilde kullanmaz ve değerlendirmez; evrendeki en değerli varlıktır; hiç bir pahalı değerle ölçülemeyecek kadar bedeli çoktur; ona sahip olanlar evrenin en seçkin insanlarıdır. Peki, sizin onunla aranız nasıl..? Onunla iyi anlaşabiliyor musunuz..? Yoksa siz de büyük çoğunluk gibi sadece harcıyor kullanıp değerlendirmiyor musunuz..? Hepimiz onu çok iyi tanıyoruz ama onu hiç birimiz yeteri kadar anlamıyoruz, anlamak istemiyoruz, anlamaya çalışmıyoruz… Tanıştırayım : ONUN ADI ZAMAN..!
Bize verilen ömür de zamanın sadece bir bölümüdür… Bu zaman parçasını kendi istediğiniz gibi tasarlıyor muyuz..? Kendi istediğiniz gibi yaşıyor musunuz..? Hayatınızı istediğiniz gibi tasarlamak ve yaşamak için neler yapıyorsunuz..? Şimdi yaptıklarınız gelecekteki size hizmet ediyor mu..? Şu anda kendi istediğiniz, tasarladığınız bir hayatı mı yaşıyorsunuz yoksa bir başkasının sizin için belirlediği ve tasarladığı bir hayatı mı yaşıyorsunuz..?
Ne kadar çok sormamız gereken soru var kendimiz ve hayatımız için öyle değil mi..? Hayatımız için yaptığımız en büyük hata kendimize doğru soruları sormamaktır… Soru sormak bizi şu anki durumdan olmak istediğimiz duruma önce hazırlar sonra sevk eder…
Akıllıca eylemler ve hamleler yapmamız için bizi tetikler… Kendimize soru sormuyoruz; çünkü bize çocukluğumuzdan beri bilinç altımıza yükledikleri kasetleri çalıyoruz ya da kendimizle, kendi durumumuzla yüzleşmekten korkuyoruz…
Önceden programlanmış bir şekilde. Büyük bir çoğunluk bunun farkında bile değil. Hepimize başkalarının hayatı ve hayalleri için yaşamamız öğretildi, kendi hayatımız ve hayallerimiz için değil. Ancak çok küçük bir azınlık bunu değiştirebileceğini keşfedip hayatlarını değiştirme cesareti gösterebiliyorlar…
Sürekli bekliyoruz… Hiç sıkılmadan, hiç vazgeçmeden. İyi ama neyi ve neleri bekliyoruz..? Hem de ısrarla… Beklememizi kim istiyor ve yönetiyor..? Farkındaysanız yine sorular var…
Asgari ücret zammını bekliyoruz, iş sahibinin maaşlara yapacağı zamları bekliyoruz, birilerinin bizi takdir etmesini, yaptıklarımızla gururlanmasını bekliyoruz, bize verilenlerle yetinerek bir gün istediğimiz hayata kavuşmayı bekliyoruz, bize biçilen açlık sınırının önce yoksulluk sınırına sonra da yoksulluk sınırının tarih olmasını bekliyoruz, bize biçilen değerle bir gün ( Hangi Gün ve Ne Zaman Olduğu Belli Olmayan gün) zengin olmayı bekliyoruz…
Ama hep bekliyoruz. Bekletiliyoruz. Kaşıkla herkesin ağzına bir kaşık bal verip kepçeyle alanlar tarafından bekletiliyoruz ve bu beklemek yönetiliyor… Bunlara daha çok madde ekleyebilirsiniz. Ben aklıma gelenleri yazdım…
Değerli dostlar, hayatımızda değiştirebileceklerimiz var bir de değiştiremeyeceklerimiz. Hayatımızda neleri değiştirebiliriz, neleri değiştiremeyiz..? Enflasyonu değiştirip yönetemeyiz, döviz artışını, vergi oranlarını, hayat pahalılığını, asgari ücret oranlarını, açlık ve yoksulluk oranlarını, siyasi olayları ve gelişmeleri, ülke yöneticilerinin bizim için olumlu bir şeyler yapıp yapmayacaklarını, başkalarının davranışlarını, düşüncelerini vs. vs… Bunlara ekledikçe ekleyebiliriz. Bunlara odaklanıyor çok büyük bir çoğunluk. Bize sunulan hayat işte bu kadar küçük ve az.
Dikkat edin; BİZE SUNULAN HAYAT..!
Hiç aklınıza geldi mi acaba bize sunulanın ötesinde de tam da istediğimiz gibi bir hayat var mı..? Hayalini kurduğumuz, istediğimiz gibi olan, sadece bizim tasarlayıp, başkalarının değil sadece kendi hayatımızı yaşadığımız, nefes alıp vermenin ötesinde hissederek yaşadığımız bir hayat… Sahi sizin hiç hayalleriniz var mı..? Sakın hiç bir hayalim yok demeyin. O zaman şu anki hayatınızdan, yaşam ve çalışma koşullarınızdan şikayet edip her hangi bir arayışta olmazdınız…
Demek ki aklınızdan geçirdikleriniz var ve neyi nasıl yapacağınızı tam olarak bilemiyorsunuz…Öyle bir şeyler olsa ki şu anki tüm problemlerinizi ortadan kaldıracak, tüm şikayetlerinizi yok edecek, sizi her anlamda kesin bir çözümle özgürleştirecek bir şey olsa, sadece ve sadece Bilgi Almak için Alternatif B Planı oluşturmak fikrini daha yakından görmek ister miydiniz..?
Hayatımızda bir çok dönemeçler var. Dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyorsanız muhtemelen aynı şeyleri tekrar tekrar yapıyorsunuz demektir. Tekrar tekrar aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemek bizi her zaman aynı noktaya getirecek ve tüm hayatımızı yorgun ve umutsuz yaşamamızı sağlayacaktır… Bu nedenle içinde bulunduğunuz girdaptan kurtulmak istiyorsanız harekete geçmelisiniz…
Zamana sahip olmak, hayatınızın dümenini elinize almak, hayallerinizi yaşamak imkansız değil. Hayat hikayenizi yazarken kalemi bir başkasının tutmasına izin vermeyin…Çünkü zaman asla beklemez.
Beklemek aldanıştır. Bugün, şimdi kendiniz ve geleceğiniz için harekete geçin.
Ömer Yaşar KIRAN
Ömer Yaşar KIRAN Facebook Tıkla
Whatsapp : 0531 278 88 26
e-posta: yasarkiran1968@ yandex.com