Yaklaşık 10 sene boyunca (2010- 2020) bu sütunlarda amatör olarak köşe yazıları yazdım. Üstüne basarak bir kez daha ifade ediyorum bildiğim, anladığım, yorum yapabileceğime inandığım konularda tamamen amatör olarak yazdım. Hatta zaman zaman bana gazeteci diyen arkadaşları da uyardım “ben gazeteci değilim” diye. Bursa’da uzun yıllardır özel bir şirkette yöneticilik yapıyorum. Kendime “gazeteci” demek ekmeğini bu işten kazananlara haksızlık olurdu.

Son iki yıldır pandemi ile birlikte bir dizi özel ve sağlık sorunlarından dolayı severek yazdığım bu sütünlardan uzaklaşmak zorunda kaldım. Bu günlerde kendimi daha iyi hissediyorum ve fırsat buldukça yine yazmaya çalışacağım. Umarım kimseyi hayal kırıklığına uğratmam.

Yaklaşık 10 sene boyunca (2010- 2020) bu sütunlarda amatör olarak köşe yazıları yazdım. Üstüne basarak bir kez daha ifade ediyorum bildiğim, anladığım, yorum yapabileceğime inandığım konularda tamamen amatör olarak yazdım.

Öncelikle bu sürecin başlangıç aşamalarında öğrenmiş olduğum ve beni ciddi anlamda rahatsız eden bir konuyu burada sizlerle paylaşmak istedim. Bunu özellikle paylaşmak istedim ki, bu boş geçen, yazmadığım, yazamadığım zamanların sebebini insanlar başka şeylerde aramasın.

Yaklaşık otuz beş yıldır severek yaşadığım Mudanya’nın daha güzel, daha özel, daha az sorunu olan bir yer olmasını istediğimden dolayı özellikle de siyasi konularda yazmıştım. Ama bunu yaparken bazı kalemşörler gibi sadece tek bir tarafı eleştirmedim. Hatalı olduğuna inandığım, yanlış yapıldığına inandığım her konuyu, her siyasetçiyi yeri geldiğinde eleştirdim. Hatta x partiyi eleştirdiğimde beni y partici olmakla itham ettiler. Y partiyi eleştirdiğimde beni x partici olmakla itham ettiler. Aynı şeyi z partiyi eleştirdiğimde de yapmaktan geri kalmadılar. Bu süreçte anladım ki hiç kimse gönül verdiği partinin eleştirilmesini, yanlışlarının söylenmesini, anlatılmasını istemiyor, kabul edemiyor. Ya da çok büyük bir çoğunluk diyelim.

Malumunuz olduğu üzere Mudanyamızı iki dönemdir ( yaklaşık 8 yıldır) Cumhuriyet Halk Partisi yönetiyor. Değerli Belediye Başkanımız da bu vesile ile Mudanyamızın tek adamı konumunda.

Kendisi ile ilk seçildikten yaklaşık on ay sonra bir vesile ile tanışmıştık. Detaylara girersek çıkamayacağımız kadar çok şey yazmamız gerekebilir. Takip edenler bilir.

Sadece şunu bir kez daha ifade etmek istedim. Benim Mudanya’da ne siyasi ne ekonomik hiçbir bağlantım, çıkarım yok. Tam tersi, ekmeğini Bursa’da kazanıp Mudanya’da harcayan, Mudanya’ya vergisini ödeyen bir vatandaşım. Bunu Başkanımız’a da makamında söylemiş ve yazdığım şeylerin Mudanya sevgisinden başka bir şey olmadığını ifade etmiştim. O da ortak pek çok arkadaşımız olduğunu, bunu bildiğini, bizler eleştirirsek onların görevlerini çok daha iyi yapacaklarını söylemişti bana. Fakat ne acıdır ki; daha ilk eleştirel yazımdan sonra oklar bana da döndü. Okların bana dönmesi hiç önemli değildi. Ama sadece doğruları ifade eden, yapılan yanlış uygulamaları gündeme getiren bir yerel radyo kanalı ve internet portalı muhtemelen benim yüzümden kendine “Barışın ve Kardeşliğin Başkenti” lakabını takan bir belediyenin ya da belediye başkanının hedefine oturuyordu.

Kimseye hakaret edilmedi. Hiçbir kişi ya da kurum hakkında yalan ya da yanlış haber yapılmadı ki; bunlar olsaydı çoktan onlarca dava ile yüz yüze kalınırdı. Bunlar olmadığı için geriye tek bir demokratik seçenek kalıyordu. Hiçbir şekilde çalışmamak, reklam vermemek hatta basın bültenlerinden çıkarıp yok saymak. Barış, kardeşlik, demokrasi.

Uzun yıllar yazılarını severek takip ettiğim değerli bir büyüğüm bir yazısında şöyle demişti “ aynı yerde yaşayıp farklı partiyi eleştirmek zordur”. Oysa biz canlı olarak bizzat şahit olduk ki aynı yerde yaşayıp aynı partiyi, oy verdiğin partiyi ya da kişiyi eleştirmek çok daha zor.

Sonuçta yıllarca bir köşesine konuk olduğum bu yerel medya kuruluşu yıllardır belediye ile çalışmıyor, çalışamıyor. Benim de bir-kaç yıldır yazmama, yazamama sebebim yazının başında da ifade ettiğim gibi bazı özel ve sağlık sorunları idi. Yoksa belediyenin basın sorumlusu olan kişinin medya kuruluşunun sahibine bizzat ismimi söyleyerek “ yazmasa iyi olur” demesi falan değildi.

Zaten koskoca barışın, kardeşliğin ve demokrasinin başkentinde yazarla ilgili bir sıkıntı olsa herhangi bir danışman çok rahatlıkla yazarı arayıp medeni bir şekilde neden yazmasını istemediğini yazarın kendisine söyleyebilecek cesareti kendinde bulurdu.

Böyle medeni cesareti olan birisi varsa söz veriyorum kahveyi ben ısmarlayacağım.

Gül döktüm yollarınıza demek isterdim ama önce solan karanfilleri temizlemek gerekiyor.

Hoş buldum .

Ümit ATİLLA

06.09.2022

Pin It
BİÇER SİGORTA ARACILIK HİZMETLERİ
BİÇER SİGORTA ARACILIK HİZMETLERİ
BİÇER SİGORTA ARACILIK HİZMETLERİ
BİÇER SİGORTA ARACILIK HİZMETLERİ
Mudanya Nöbetçi Eczaneleri

Sosyal medyada bizi takip edin

facebook'ta mudanya.gen.tr'yi takip edin twitter'da Mudanya.gen.tr'yi takip edin youtube'da mudanyagentr'yi takip edin

Bu hafta öne çıkanlar