Kimilerine göre geldi geçti. Bazılarını deldi geçti. 30 Ekim 2020 günü Seferihisar açıklarında meydana gelen 6.9 Mw büyüklüğündeki deprem ve tsunami İzmir ve Seferihisar'da 117 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine yol açtı. Can kayıpları rakamlara indirgendiğinde acıyı çoğu kişi hissedemiyor, Ateş düştüğü yeri yakıyor.

117 can!

30 Ekim 2020 günü Türkiye saati ile 14.51'de, merkez üssü Yunanistan'ın Sisam Adası açıklarında Türkiye'nin İzmir ilinin Seferihisar ilçesine 23 km mesafede bulunan, yerin 16,5 km altında 6,9 Mw büyüklüğünde meydana gelen ve yaklaşık 16 saniye süren depremde 2,5 yaşındaki bebekler, anneler babalar, anneanneler, torunlar enkaz altında ezilerek, vücut bütünlükleri bozularak feci şekilde can verdi. Yaşlı bir vatandaşımız tsunaminin bozbulanık sularında boğuldu. O vatandaşımız bir kardeşimizin babaannesiydi ve çok seviliyordu.

Arkalarında tamiri ve tarifi imkansız acılar yetimler bıraktı çürük zeminlere, çürük binaların yapılmasına göz yumanlar. Şimdi onlar sıcacık yataklarında uyurken birilerinin kuzucukları toprak altında.

Yaşananlara takdir-i ilahi demek boş laftan başka bir şey değildir.

Mukaddes kitabımız Kuran-Kerimin Âl-i İmran Suresi 182. ayeti kerimesinde Allah şöyle buyuruyor  "Bu, yaptığınızın karşılığıdır. Yoksa Allah, kullara asla zulmetmez."

Dolayısıyla çürük yapılara, zeminlere bilerek göz yuman, yapan, yaptıran, yapıldıktan sonra içinde insanların ikamet etmesine müsaade veren, bilinen ve beklenen tehlikenin giderilmesi adına bugüne kadar hiçbir şey yapmayan, hiçbir şey yapamıyorsa bile uyarmayan ülkenin en tepedeki yöneticisinden, en alt kademedeki seçilmiş, atanmışlara kadar herkes bu vebale ortaktır.

Varsın onlar düşünsün bakalım nasıl can verecekler! 

İnsanımız artık bu tür telâfisi imkansız acılar yaşamak istemiyor. Çözüm üretilmesini istiyor. Sadece İzmir değil Türkiyemizin çok büyük bir kısmı riskli deprem bölgesi. Mudanyamızda en riskli deprem kuşağında. Gemlik Körfezinden geçen diri fay çok kuvvetli deprem üretme potansiyeline sahip.

Hatırlatmak isterim ki 28 Şubat 1855 yılında meydana gelen 7,5 şiddetindeki Bursa Depremi Mustafakemalpaşa ilçesi başta olmak üzere Bursa geneli ve komşu şehirlerde büyük yıkıma neden olmuştu. Aynı fayda biriken enerjinin ne zaman açığa çıkacağı tam olarak tahmin edilemese bile geçen zaman dikkate alındığında saatli bir atom bombasının üzerinde oturduğumuz kesin. Tekrarda fayda var. Bursa'da ya da İstanbul'da, Marmara Denizinde veya Gemlik'te oluşabilecek yıkıcı kırılmaları hesaba kattığımızda Mudanya 'nın deprem riski ya da depremden etkilenme riski oldukça yüksek.

Bütün bu bilgilere rağmen Mudanyamızın deprem envanteri (yapı stoku analizleri) çıkarılmıyor. Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz 7. yılını dolduracak deprem envanteri konusunda, kentsel dönüşüm konusunda en ufak bir çalışma basına yansımadı. Çokça eleştirilmesine rağmen 8 Haziran 2018 yılında imar barışı başvuruları alınmaya başlanarak pek çok kaçak bina, yapı imar affına kapsamına alınmışken, yapı stoku analizlerinin çıkarılması ve gereken tedbirleri kimsenin gözünün yaşına bakılmaksızın alınması için ne bekleniliyor? 

Daha vahimi 23 ekim 2020 günü Mudanya Şükrü Çavuş Mahallesi Su Deposu caddesi ile Başak sokak arasında bulunan 1999 depremi öncesi inşaa edilmiş ve taşıyıcı kolonu patlayan Sardunya Sitesi B Blok'un sözde kontrollü yıkımı sırasında gereken önlemleri alamayan bir Mudanya var ortada. Tıklayın o günlerde yaşananları kaleme aldığım yazımı videoyu seyrederek okuyun görün.

Eğer Sardunya Sitesi B Blok'un kontrollü yıkımı sırasında gereken önlemler alındıysa neden feci çöküş yaşandıktan sonra, AFAD, MAK, ANDA, Yıldırım Belediyesi Arama Kurtarma, NAK ve daha pek çok ekip enkaz altını canlı var mı diye dinledi, toz içinde saatlerce mesai yaptı? Eğer sadece Mudanya Belediyesi Arama Kurtarma (MAK) böylesine kritik konularda yeterli olsaydı (sadece tek bir apartman çökmüşken) neden AFAD dahil pek çok arama kurtarma ekibi Mudanyamıza akın akın gelmişti?

Yani durum Mudanya için vahim ! Aslında Türkiyemizin geneli için vahim ama Mudanya için bir başka vahim.

Şöyle ki;

Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz'ın 2019 yaz ayında, eğitimli Mudanya Belediyesi Arama Kurtarma (MAK) personelini ayrı ayrı birimlere vererek (adeta lağvederek) sadece 1 kişi bıraktıktan sonra, 26 Eylül 2019’da Silivri’de meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki deprem sonrası tekrar MAK’ı hatırladığını unutmadık. Ancak MAK’ta yıllarca görev alan eğitimli, sertifikalara sahip personel halâ başka birimlerde görevli.

Hatırlanacağı üzere Başkan Hayri Türkyılmaz'ın ilk icraatlarından biri her yaz Mudanya kıyıları boyunca zodyak bot ile devriye görevi yaparak sayısız boğulma olayını önleyen, boğulan vatandaşların cesetlerini bularak denizin dibinden çıkaran MAK'ın devriyelerini mazot paralarını bahane ederek iptal etmesi olmuştu.

Mudanya Belediyesi eski Başkanı Ak Partili Hasan Aktürk zamanında kurulan ve 2012 yılında Türkiye'de ilk defa KDV Teşviği ile belediye bütçesine yük olmadan tam donanımlı arama kurtarma aracına kavuşturulan MAK (Tıkla gör oku arşiv haberi) siyaset üstü can kurtaran birim olması gerekirken, konularında eğitimli, sertifikalı pek çok personeli alakasız yerlerde görevlendirilerek içi boşaltılan, siyasete kurban edilen, var mı var misali bir birim haline getirildi.

MAK'ın kifayetsiz kaldığı ölümlü bir olay gerçekleşirse bu vebal Hayri Türkyılmaz'a yeter. Zira Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz yaklaşık 7 yıldır başkanlık koltuğunda bu süre içinde havaya fırlattığı havai fişek, belediye bünyesinde teçhizat ve personel varken farklı firmalara yaptırdığı hizmet bedelleri, gereksiz harcamaları ile 2012 yılından bu yana kullanılan tam donanımlı arama kurtarma aracına bir tane daha eklenebilirdi. Zira Mudanyamızın yapı stoku da, nüfusu da, deprem tehlikesi de artmaya devam ediyor.

Yazımın en altına MAK ile ilgili bir kaç arşiv haberimizi ekliyorum. Mutlaka okuyun haber tarihlerine dikkat edin derim. 7 Yıldır MAK ne durumda siz karar verin.

Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz'ın  "Kontrollü yıkıma ara verildiği sırada kendi kendine çöktü" diye kendisini savunduğu Mudanya Sardunya Sitesi B Blok'un yanındaki binalarda gerekli tetkikler yapıldı mı?

1999 Gölcük depremi sonrası özellikle Güzelyalı’da, Ömer Bey ve Halitpaşa mahallerlerinde bir çok bina hasar gördü ama sadece sıva boya işlemleri yapılarak hala oturuluyor. Örneğin eski migros'un  MJET olduğu bina hasarlıydı, İMBAT sitesi hasarlıydı. İnanın böyle binaların sayısı Mudanya'da çok sadece birkaç misal verdim.

Marmara depreminden önce inşa edilen 9 katlı bina ;

Ömerbey Mahallesinde bulunan ve 1999 depreminden yıllar sonra depremlerin durmaması üzerine 2008 yılında İş Merkezi yönetiminin PROTEST firmasına yaptırdığı kolon beton dayanım test  sonuçları halâ kamuoyuna açıklanmadı. TIKLA OKU GÖR. Yakın zamanda mantolama ve makyajlama ile ağırlık yükü artan, yarısı konut, diğer yarısı iş hanı olan bu bina etraflıca incelenmeli ve insanlara aydınlatıcı bilgi mutlaka verilmelidir. Bu bina da risk var mı, yok mu? 

Tekrarda fayda var. Sayın Başkan Hayri Türkyılmaz. Neden Mudanya yapı stoku analizleri hala çıkarılmadı, çıkarıldı ise halk ile neden paylaşılmadı?

Mudanya’da deprem sonrası toplanma alanları nereleri? Neden halkın yeterince bilgisi yok? Neden bir deprem bilgi kataloğu hazırlanmıyor belediye tarafından.

Mudanya ve Tirilye’de bir çok tarihi bina kendiliğinden çökmek üzere, sadece önlerine çit çekerek yeterli önlem alındığı mı zannediliyor? Mudanya’nın deprem bölgesi olduğu unutuluyor mu? Büyük bir yangın ya da depremde telafisi imkansız can kayıplarının olması, yüreklerin yanması mı gerekiyor?

İzmir depreminde binaların bir köşesinden çökmesiyle gündeme oturan kolon kesme denetimlerimiz ne durumda? Yani Mudanya’da 100’e yakın market var ve yüzde doksan dokuz'u apartmanların altında. Bu marketler için herhangi bir binanın kolonu kesildi mi? Bununla ilgili denetleme yapıldı mı?

Tarihi Büyük Kilise (Uğur Mumcu Kültür Merkezi) 1993 yılında yapılan restorasyon sonrası bir daha onarım görmedi. Duvarlarında çatlaklar var. Asma alçı tavanı ve sonradan yapılan balkonu çok riskli. Ayrıca dışardan bakıldığında kapı gibi gözüken yerler aslında süs. Yani acil çıkış kapıları yok? Allah korusun içerisi doluyken bir deprem olsa insanlar depremden değil birbirini ezerrek öldürür. Hele ki Mudanya’mızda meclis salonu olmadığı için belediye meclis toplantıları da halka açık biçimde kültür merkezinde yapılıyor. (Başkan Hayri Türkyılmaz 7 senede bir meclis salonu kazandıramadı Mudanyamıza.)

Mudanya Belediyesinin mobil mutfak, mobil fırın, mobil jeneratör gibi ekipmanları var mı? Örneğin Allah korusun bir doğal afette Mudanya Belediyesi’nin kendi imkanları ile halka çorba dağıtabilecek kapasitesi, personeli var mı? Belediyemizin hazırladığı deprem senaryoları ve olası durumlara karşı hazırlığı nedir?

Örneğin zaten heyelan nedeniyle güçlükle yerinde tutulan Mudanya - Bursa Asfaltı şiddetli bir depremde kayarak kullanılamaz hale gelirse Bursa merkezden ki herkes kendi can derdinde olacaktır, Mudanya Belediyemizin elinde enkaz kaldıracak vinç var mı?

 Mudanya belediyesinin envanterinde yeterince çadır, battaniye gibi ekipmanlar var mı?

Mudanya belediyesi’nin bir deprem ve afet koordinasyon birimi var mı? Yoksa kurulması iyi olmaz mı?

Belediyeye ait binalar depreme dayanıklı mı? Yoksa bir deprem sonrası başımızda belediye falan kalmayacak mı?

İzmir'de 117 vatandaşımızın hayatını kaybettiği 6.9 Mw şiddetindeki depremden haftalar sonra bu yazımı yayınladım. Bekledim ibret alan, tedbir alan, sıra bize de gelecek diyen var mı? Sadece Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş 17 İlçe Belediye Başkan ve Yardımcılarının katılımıyla DEPREM ZİRVESİ yaptı. Kendisine teşekkür ediyorum.

Acaba Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz bu zirveye şahsen katıldı mı? Yoksa çok mu meşguldü, birilerine "sen katılıver mi" dedi?

Yine Bursa Büyükşehir Belediyesi İnsansız Hava Aracı (İHA) kullanarak Bursa genelinde kaçak yapı avına çıktı. İmar barışından sonra olsa bile denetimlerin artması sevindirici. Bir de kentsel dönüşümü hızlandırabilsek.

Bu arada  İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu'nun AFAD'ın Mülki İdare Amirlerine Yönelik Afet Yönetimi Eğitimi toplantısında yaptığı konuşmada 2021 yılını Mülki İdare Amirlerine yönelik eğitim yılı ilan etmesi umut verici. Bence Sayın Bakan sadece Mülki İdare Amirlerini değil onların ilgili müdür, kalem vs. memurlarını da eğitim kapsamına almalı. Böylelikle kontrollü de olsa yıkımına başlanan bir bina çevresinde alınacak önlemler layık-ı veçhile alınabilir diye düşünüyorum.

İzmir depreminden sonra Mudanya Belediyesi'nde herhangi bir hareket göremiyorum. Mudanya Belediyesi için "deprem geldi geçti" gibi. Tüm siyasi çekişmelerin ötesinde MAK siyaset üstü olarak güçlendirilmeli, Mudanyalılarında desteği alınarak MAK ile birlikte ilçede bulunan 911 ve diğer gönüllü arama kurtarma timlerinin sertifikalı eğitimleri (İlk yardım, dağcılık, dalgıçlık, vinç operatörlüğü vs. vs.) tamamlanmalı. Geleceğe güvenle bakmak istiyorsak biliyoruz ki fırtına kopacak, DEPEREM OLACAK, öyleyse hazırlıklı olmalıyız.

Allah korusun depremde çöken bir binanın enkazı altında saatlerce kalan bir Hayri TÜRKYILMAZ kendisine insaniyet adına uzanan yardım elinin hangi partiden, inançtan olduğuna bakar mı? Dolayısıyla bu gibi kritik konuların siyaset üstü şekilde değerlendirilmesinde yarar var.

Unutmamak gerekir ki akan gözyaşlarının hissettirdiği acı ve feryat tüm insanlık için ayrım yapmaksızın aynıdır. Ötelediğiniz her gün, deprem felaketine yaklaştığımız gündür. Artık bir şeyler yapın, yapın ki gelecek nesiller adınızı onurlu olanlar arasında ansın.

Öner KIRAN

CHP İlçe Başkanı Hüseyin Ihlamur "Deprem Değil Belediye Öldürür" tıkla Oku 17 Ağustos 2013

Başkan Hasan Aktürk Deprem Değil Belediye Öldürür Açıklamasına Rakamlarla Cevap Verdi 3 Eylül 2013

MAK Performansını Artırıyor 23 Şubat 2012 

 MAK Denizden Ceset çıkardı 12 Aralık 2012

 MAK Denizde Kaybolan Genci Arıyor 22 Mayıs 2012

1 Temmuz Kabotaj Bayramı Yarışmalarında MAK Güvenlik Önlemi Aldı. 1 Temmuz 2013

MAK Mudanya Yelken Kulübünde Telsiz Eğitimi Aldı. 30 Temmuz 2013

MAK'a Zodyak Bot Alınarak Kuvvetlendirildi 1 Ağustos 2013

MAK İlk Yardım Bilgisini Üst Düzeye Çıkarmak İçin Eğitim Aldı. 1 Ağustos 2013