Ah koronavirüs, vah koronavirüs asıl suçlu sen misin yoksa sorumsuz, umursamaz insanlarımız ya da tiribünlere oynayan yöneticilerimiz mi? Denizli'de maskesiz denetime takılan aslan yürekli(!) esnafımız ne demişti kameralara, "Gebermek istiyorum, canıma yetti”

Geber şeker kardeşim, eğer gebermek istiyorsan. Kanaatimce sana ancak bir ruh doktoru belki yardımcı olabilir. Geber ama yanında masumları sürükleme. İroni yaptığının farkındayım. Koronavirüs pek çok küçük esnafa, medya kuruluşlarına, havlu attırırken canına tak etmesi gayet normal. Kredi borçları içinde kıvranırken, borçlarını ödemek, dükkanına mal almak ya da satmak bunalımı içinde olduğunun farkındayım. Üstelik hazineden sorumlu devlet bakanımız Berat Albayrak'ın dolarla işinizin olmadığını hatırlatmış olmasına rağmen(!)

Bir de şöyle düşün, ya dolarla işin olsaydı? Ama kendinle birlikte toplumu yakmaya hiç hakkın yok.

Mudanya'da durum çok daha vahim. Mudanya'da açıkça durumu bu mert esnafımız gibi haykıramayan ama davranışlarıyla sanki "Gebermek istiyoruz" diyen büyük bir kitle var. Yıllar önce üstad araştırmacı gazeteci yazar Uğur Dündar konu mankeni haberciye hayat kadını süsü veriyor ve asfalt kenarında yanına yaklaşıp fuhuş yapmak isteyen erkeklere "Ama ben AIDS'im yani HIV virüsü taşıyorum" dediğinde verilen ve Türkiye tarihine geçen "Atın ölümü arpadan olsun" lafını genç kuşak belki hatırlamaz ama emin olsunlar ki tablo bundan beter. Beteri şu ki koronavirüs'le savaşımızda sanki efsane halk şairimiz Dadaloğlu'nun;

"Dadaloğlu'm Birgün Kavga Kurulur,
Öter Tüfek Davlumbazlar Vurulur.
Nice Koçyiğitler Yere Serilir,
Ölen Ölür, Kalan Sağlar Bizimdir."

Mısralarında vurguladığı "Ölen Ölür, Kalan Sağlar Bizimdir." kuralı işliyor, işletiliyor.

Vitrine bakıldığında müthiş bir maske, hijyen, sosyal mesafe denetimi var Mudanya'da. Nedense bize ulaşmayan basın bültenlerini diğer yayın kuruluşlarından takip ediyoruz. ( artık bilemiyoruz ne ile gönderiliyor haberler ya da denetleme davetleri basına. Biz e-posta kullanıyoruz)

Gözümüze çarpan en iç gıcıklayıcı, boğazımıza takılan başlık "Mudanya'da Koronavirüs'e Geçit Yok"

Hadi Ya! Hakikaten samimi misiniz? Daha dün koskoca Türkiye Cumhuriyetinin salgınla mücadele eden ve onlarca sağlık çalışanını bu virüsle mücadele ederken toprağa veren Sağlık Bakanı Fahrettin Koca "Bursa'da vaka artışı var" açıklaması ve uyarısı yapmadı mı?

Mudanya atlantik okyanusunda tecrit edilmiş bir ada da bizim mi haberimiz yok? Benim bildiğim Mudanya Bursa'nın en çok insan trafiği olan sahil kasabası. Bu nasıl insanımızı rehavete düşüren bir başlıktır anlamadım? Birileri parlatılmaya mı çalışılıyor?

Peki Mudanya'da Neler Oluyor?

Mudanya'da 11 Ekim 2020 günü gökyüzünde SOLOTÜRK gösteri uçağımızın bizleri onurlandıran müthiş bir performansı vardı. Yeryüzünde ise müthiş bir koronavirüs rezaleti. Fotoğraf her şeyi anlatıyor. Nerede sosyal mesafe? Nerede sahilde 15-20 kişi bir araya gelip sosyal mesafe kuralına dikkat ederek toplum yararına açıklama yapmak isteyen Sivil Toplum Kuruluşlarına engel olan polisimiz, mülki amirimiz?

11 Ekim 2020 günü öncesi yani 9 Ekim 2020 günü sosyal medyadan kamuoyuna duyurulan ve 9 ekim 2020 günü gerçekleştirilen Solotürk uçuş provalarının yapıldığı günü de unutmamak lazım. O günde müthiş bir kalabalık dipdibe sahil bandını doldurdu. (Mudanya Belediyesi bu fotoğrafları hiç çekinmeden servis etti. Kimseden ses çıkmadı)

Unutmamak lazım ki bu millet 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik Ve Spor Bayramını,  30 Ağustos Zafer Bayramını doyasıya kutlayamadı. Ama 11 Ekim Mudanya Mütarekesinin 98. yıldönümü kutlamalarında durum ortada

Mudanya'da 11 Ekim 2020 günü gökyüzünde SOLOTÜRK gösteri uçağımızın bizleri onurlandıran müthiş bir performansı vardı. Yeryüzünde ise müthiş bir koronavirüs rezaleti. Fotoğraf her şeyi anlatıyor. Nerede sosyal mesafe?

Soru şu ; 9 Ekim 2020 günü ve 11 Ekim 2020 günü şu Mudanya'da Koronavirüs'e geçit vermeyen etkili ve yetkili yöneticilerimiz kaç kişiye (sadece bu iki tarihte) sosyal mesafe ve maske nedeniyle yasal yaptırım uyguladı. Mudanya kamuoyunun bunu bilmesi en doğal hakkı. Zira fotoğraflar, videolar kontrolsüz bir insan topluluğunun dipdibe olduğunu açıkça gösteriyor. Müdahale ya yok, ya da müdahale de yetersiz kalındı. Görmemezlikten gelindi seçeneğini düşünmek bile istemiyorum. Zira çok zorlu bir süreçle sağlığına yeni kavuşan ve bu işi hakikaten kovalayan bir Kaymakamımız var. Ama basına servis edilen haberlerde dükkan sahibi esnafları görüyoruz.

Mudanya'da 11 Ekim 2020 günü gökyüzünde SOLOTÜRK gösteri uçağımızın bizleri onurlandıran müthiş bir performansı vardı. Yeryüzünde ise müthiş bir koronavirüs rezaleti. Fotoğraf her şeyi anlatıyor. Nerede sosyal mesafe?

Ya görmediklerimiz, ya da gözümüzü çıkaran ama müdahale edilmeyenler? Aşağıda ki fotoğraflar 16 ekim 2020 Cuma pazarından. Cuma pazarı Mudanya'nın en yoğun ana pazarı. Ve Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz'ın Kapalı Pazaryerinin faaliyetine son vermesiyle açık alana sürgün edilen kontrolü, sosyal mesafesi olmayan bir koronavirüs tuzağı.

Sağlık Bakanı her gün nefesini tükete dursun. Bursa'da vakalar artıyor. Artar tabi. Cuma pazarında maske takan pazarcı esnafı 8 kişiyi geçmiyordu. Maskesini ya hiç takmayan ya da çene altına indirmiş pazarcı bağırıyor " Gel ablaaaaa 5 lira yaptık kalmasııııın".

Ya görmediklerimiz, ya da gözümüzü çıkaran ama müdahale edilmeyenler? Aşağıda ki fotoğraflar 16 ekim 2020 Cuma pazarından. Cuma pazarı Mudanya'nın en yoğun ana pazarı. Ve Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz'ın Kapalı Pazaryerinin faaliyetine son vermesiyle açık alana sürgün edilen kontrolü olmayan bir koronavirüs tuzağı.

Bu pazarcılar haftanın her günü Bursa'nın başka bir ilçesi veya mahallesinde tezgah başında. Evet pazarda denetimler oldu. Ama çok yetersiz ve sürekliliği yok. Zaten Mudanya Belediyesi zabıtası desen hak getire. Bir dağıldı, pir dağıldı. Toparla toparlayabilirsen.

Mudanya . Sağlık Bakanı her gün nefesini tükete dursun. Bursa'da vakalar artıyor. Artar tabi. Cuma pazarında maske takan pazarcı esnafı 8 kişiyi geçmiyordu. Maskesini ya hiç takmayan ya da çene altına indirmiş pazarcı bağırıyor " Gel ablaaaaa   5 lira yaptık kalmasııııın".

Konuyu dağıtlayalım. Kimseyi incitmek gibi bir amacım yok. Ama bedeli ölüm olabilecek böyle bir konuda yaşadığım yerde doğruları yazmak vicdani bir yük benim için.

Mustafa Kemal Atatürk ne demişti?  "Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır"

Yazmak ta benim görevim.

Mudanya'da, aklınız varsa yokmuş gibi yapın. Aksi takdirde hayattan keyif alamıyorsunuz.

Allah'a emanet olun.

Öner KIRAN