Her sabah fırına gidip ekmek alıyorsun mesela. Diyelim ki fiyatı 5 lira. Bir sabah tam ekmek almak için hazırlanıyorsun eşin “ 1 dakika” deyip durduruyor seni. “Komşunun oğlu karşı köşede fırın açmış, bundan sonra ekmekleri oradan al, destekleyelim” diyor. “Olur” deyip gidiyorsun. “hayırlı olsun, ver oradan üç ekmek, kaç para?”

Ümit Atilla - Yap İşlet Devret Ama TERS YAPMA!

diyorsun. “21 lira, abi” diyor. Ses çıkarmadan ücreti ödeyip, ekmekleri alıp eve gidiyorsun. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Artık sürekli açık verecek hesabın. Çünkü 5 liralık ekmeği 7 liraya alıyorsun. Bir alırsın, iki alırsın, üçüncü de “yeter be” dersin değil mi? Çünkü bu alışverişe devam edersen sen hep zarar edeceksin, başkası sürekli fazladan kazanırken. 

Dolar kuru 18.63TL iken gidip 20.00TL 'den yatırım amaçlı dolar almak akıllıca bir iş midir? Herkes 18.63’den alabiliyorken neden daha fazla ödeyesin ki? Kime sorsan başarısız bir yatırım hamlesidir. Parayı sokağa atmanın başka şeklidir.

Ya da para biriktirmişsin ev almak için mesela. Tam da istediğin gibi bir ev ilanı var. Diyelim ki 1 milyona satılıyor. Gittin, baktın, beğendin. Çok hoşuna gitti, almaya karar verdin. Tutup da çok beğendin diye 1.2 milyon verir misin? Hayır, değil mi? Pazarlık yaparsın, fiyatı biraz daha düşürmeye çalışırsın. Parayı sokağa atmazsın. Çünkü bugünün yarınları vardır. Har vurup, harman savurmamak lazım, değil mi?

Tıpkı 3 liraya mal olacak hastaneyi 5 liraya, 10 liraya yapılabilecek köprüyü 20 liraya, 15 liraya mal olacak otoyolu 25 liraya yaptırmak gibidir bu işler. Çok param var, istediğim kadar, istediğim yerde, gönlümce harcarım durumu başkadır. Ekonomik olarak yanlıştır, ama kimseye karşı sorumlu olmadığın için karar sadece seni ilgilendirir.

Lakin bir başkasının parasını kullanıyorsan durum değişir. Öncelikli olarak işi ehil kişilere verirsin. Bir mal ya da hizmet alacaksan en optimum faydayı sağlayacak şartlara göre karar vermelisin. İşi en doğru şekilde, en uygun fiyatlarla kimler yapıyorsa onlarla çalışmalısın. Liyakate önem vermezsen ( hak edene hak ettiği pozisyon, iş v.b. diyelim) günün sonunda birileri senin yanlış kararlarından ötürü haksız kazanç elde ederken, birileri de bu yanlış kararlardan dolayı zarar edebilirler.

Ülke yönetmek, belediye yönetmek ve hatta apartman yönetmek özen ister, dikkat ister, şeffaflık ister, doğruluk ve dürüstlük ister.

Anlıyorsun değil mi? Hiç kimse bunlar yapılmasın demiyor. Tabii ki yapılsın. Doğru fiyatlandırma ile, akıllıca yapılsın ve denetlenebilsin diyor. Amcaoğlu, dayıoğlu işi olmasın. Kim daha uygun yapabiliyorsa o yapsın. 

İngilizler’in bir lafı var; “God bless you”. Tanrı seni korusun demek. God kelimesini yanlışlıkla tersten “Dog” diye kullanırsan köpek seni korusun anlamı çıkar. O zaman da karşındaki sorar “hangi köpek?” diye. Aman diyim. Ekonomi önemlidir. Tersten gitmeyelim. Ne olur, ne olmaz.

Bak, gördün değil mi? İlkokul talebesine anlatır gibi anlattım.

Ümit ATİLLA

25.11.2022