Kentteki afet riski taşıyan alanların belirlenip, sağlıklı ve yaşanabilir hale getirilmesi için çıkarılmış Afet Riskli Yapıların Yenilenmesi Hakkındaki kanunun bilinen numarası 6306’dır.
Kısaca kentsel dönüşümle kaçak yapılaşmanın önüne geçilmesi, depreme dayanıklı olmayan, ekonomik ömrünü doldurmuş binaların yeniden yapılarak olası doğal afetler sonucu oluşacak zararların en aza indirilmesi amaçlanmaktadır. 

Bu yasa 2012 yılında ilk çıktığından günümüze gelene kadar pek çok kez değişti.

Bu yasanın sürekli değişmesi bir takım yanlışları gidermekle birlikte binlerce de mağdur yarattı. Aşağıda fotoğraflarını gördüğünüz site de Mudanya’da mağduriyet yaşayanlardan bir tanesi. 2017 yılının üçüncü ayında daire sakinleri ile müteahhit arasında noter huzurunda yapılan sözleşme ile Kentsel Dönüşüm’e adım atılmış ve süreç başlamıştı. Sonrasında kentsel dönüşümün doğal süreci olarak binaların taşıyıcı kolonlarından karot ( beton) örnekleri alınmış ve yapılan analizler sonucu 29.12.2017 tarihinde Mudanya Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından bu binalara Riskli Yapı Belirtme Şerhi konulmuştu.

Akabinde pek çok daire sahibi bu riske girmek yerine evlerini boşaltmış ve başka yerlerde kiraya çıkmışlardır. Bu süreçte ülke çapında bazı belediye başkanları görevden el çektirilmiş ya da kibar tabir ile istifa ettirilmişti ki; Bursa Büyükşehir Belediyesi de bunlardan bir tanesi idi.

O süreç boyunca Türkiye genelinde Kentsel Dönüşüm işi durdurulmuştu. Yaklaşık 7-8 aylık bir beklemeden sonra 6306 sayılı yasa tekrar değişti ve o değişiklik ile birlikte Bursa’da karmaşa başladı. Aslında sadece Bursa’da değil tüm Türkiye’de. Daha önceki yasa müteahhite kentsel dönüşüm işinde 0.50 inşaat alanı artışı verirken yeni çıkan yasa bu hakkı 0.20’ye düşürdü. Böyle olunca da müteahhitler bir açmazın içine girdi. Ya yeni yasaya göre işleri yapıp batacaklar ya da işi sürüncemede tutacaklardı. Yasanın geriye dönük işletilmesi Bursa’da bu iş için gerekli bütün çalışmaları yapmış yaklaşık üçyüze yakın projenin durmasına ve binlerce insanın mağdur olmasına vesile oldu. Bu arada sürecin değişik boyutlarında açılan davalar da var. Bunlardan en sonuncusu Ankara Mimarlar Odası’nın açtığı dava. Son gelen bilgiye göre bu davanın uzantısı olarak Danıştay’ın aldığı karar ile belediyeler ruhsat da vermiyor / veremiyormuş.

Dairelerini boşaltıp kiraya çıkan ev sahipleri çaresizlik içinde sürecin bir an önce tamamlanmasını bekliyor. Projeler başlamadığı için kira yardımı da alamıyorlar.

İstanbul’da son zamanlarda yıkılan binaları görüyoruz. Son olayda neyse ki can kaybı olmadı ama daha önce maalesef can kaybı ile sonuçlanan çökmeler ve yıkılmalar da vardı.

Kentsel Dönüşüm deprem riski ile her zaman karşı karşıya olan ülkemizde bir çözüm olarak ortaya çıkarılmış fakat yanlış uygulamalar ve rantçı zihniyetler yüzünden ne yazıkki onbinlerce mağdur yaratmıştır. Devletine güvenip bu işe giren insanlar sesini kimseye duyuramıyor.

Yetkililer bu kadar mağduriyeti ortadan kaldırmak için neyi bekliyorlar bilemiyorum. Daha fazla can kaybı yaşanmadan, insanlar ekonomik ve psikolojik olarak çökmeden birileri artık bir şeyler yapmalı.

Yoksa 6306 rakamı sadece bir kanun numarası olarak paslanmaya yüz tutacak ve ardında on binlerce insanın hayatını karartacak acılara vesile olacaktır.

 

Ümit ATİLLA

25.04.2016

Mudanya - Kentsel Dönüşümde mağdurlar. Yetkililer bu kadar mağduriyeti ortadan kaldırmak için neyi bekliyorlar bilemiyorum. Daha fazla can kaybı yaşanmadan, insanlar ekonomik ve psikolojik olarak çökmeden birileri artık bir şeyler yapmalı.
Mudanya - Kentsel Dönüşümde mağdurlar. Yetkililer bu kadar mağduriyeti ortadan kaldırmak için neyi bekliyorlar bilemiyorum. Daha fazla can kaybı yaşanmadan, insanlar ekonomik ve psikolojik olarak çökmeden birileri artık bir şeyler yapmalı.
Mudanya'da Kentsel Dönüşüm Mağdurları