Mudanya gen tr - Mudanya nın Yüksekten Uçan Martısı - Son dakika haberleri

Font Boyutu
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Ana Sayfa Hot topic EKONOMİ NEREYE GİDİYOR?

EKONOMİ NEREYE GİDİYOR?

E-posta

Ümit AtillaHükümetin açıkladığı OVP’da (Orta Vadeli Program) 2020 yıl sonu dolar kuru beklentisi 4.02 idi. Bu açıklama yaklaşık 10 ay önce yapılmıştı. Yaklaşık 1 ay kadar önce 7.80’leri test ettikten sonra bugün doların seyrettiği rakam 6.15 civarları.

 

20 Haziran’da Cumhurbaşkanı şöyle demişti; “24’ünde siz bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra bu faizle, şunla bunla nasıl uğraşılır göreceksiniz. Bu toplantıda açıkça söylüyorum, yüksek faizle biz ülkemizi ayağa kaldıramayız. Biz eğer yatırımcıyı güçlü kılacaksak burada düşük faizle bu adımı atmak zorundayız”. Bugün itibarı ile faiz %24 civarlarında.

Bir ay kadar önce yapılan açıklamada enflasyon rakamı %18 denilmişti. Düşünün bir ülkede %18 enflasyon varken faiz %24. Üstelik bu faiz oranı bile dövizi arzu edilen yerlere indiremiyor.

 

Bu köşede son beş, altı yıldır belli aralıklarla ekonomik yazılar kaleme aldım. Bu yazıların neredeyse tamamında da yapısal reformlardan ve yapılan yanlışlardan bahsettim. Ülke olarak üretimden uzaklaştığımızı, ithalat ağırlıklı, sürekli dışardan mal alan bir ülke olduğumuzdan bahsettim. Saman, gübre, tohum, et, buğday, mercimek; aklınıza ne gelirse dışardan satın alan bir ülke olduk. Dışardan gelen ucuz döviz ve sermayeyi ağırlıklı olarak inşaat sektörüne yatırdık. Üreticinin içine düştüğü zor şartlar için çözüm üretemedik. Yaptırılan otoyol, köprü ve benzeri işlerin tamamında döviz cinsinden borçlandık. Üstelik bu işler için uzun yıllar sürecek devlet geçiş garantisi verdik ve bunu da dolar üzerinden yaptık. Benzer uygulamayı devlet hastaneleri projesinde de gördük.

Maalesef ülkemizde doğalgaz ve petrol çıkmıyor. Ciddi anlamda enerji ihtiyacımız var ve yine maalesef ki bu enerjiyi dışardan ithal etmek durumunda kalıyoruz. Ağırlıklı olarak güneşi bol olan bir ülkeyiz ama güneş enerjisine yeteri kadar yatırım yapmadık, yapamadık. Senede neredeyse iki ay randımanlı güneş gören Almanya bile bu konuda bizden fersah fersah ilerde. Yine rüzgarı bol olan ülkemizde rüzgar enerjisi yatırımlarını büyütmek, geliştirmek aklımıza gelmedi. Neredeyse her şeyi sattık, özelleştirdik. Her alanda yurtdışına bağımlı hale geldik. Tarımı, hayvancılığı, ileri teknoloji üretimi ihmal ettik.

Türkiye Ekonomisi Nereye Gidiyor

Yaşanan her sıkıntıda her karmaşada bir suçlu yarattık ama kendimizde hiç kusur aramadık, aratmadık. Döviz yükseldiğinde “Dış güçler” dedik, faiz yükseldiğinde “Faiz lobisi” dedik, enflasyon yükseldiğinde “Stokçular” dedik.  Milli geliri bizden üç-dört misli fazla olan ülkelerin bizi kıskandığını iddia ettik.

Dış borcumuz 500milyar dolara dayanmış, cari açığımız 50milyar doları geçmişken artık konuşmaktan başka şeyler yapmamız gerektiğini umarım ülkeyi yönetenler de bir an önce görürler. Daha önce de defalarca söylediğim gibi bizim ülke olarak daha çok üretip, daha çok satmamız gerekiyor. Bir an önce her alanda üretimi ve ihracatı destekleyecek radikal reformları hayata geçirmeliyiz.

Yoksa hep birlikte koşan dövizin, coşan enflasyonun ve artan fazin ardından bakakalmaya ve fakirleşmeye devam ederiz.

Ümit ATİLLA

15.09.2018

Son Güncelleme ( Cumartesi, 15 Eylül 2018 17:14 )