Mudanya gen tr - Mudanya nın Yüksekten Uçan Martısı - Son dakika haberleri

Font Boyutu
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Ana Sayfa Hot topic BİR X BİR = BİR

BİR X BİR = BİR

E-posta

Ümit AtiilaKendimi bildim bileli okuyorum. Bazen roman okuyorum, bazen araştırma yazısı, bazen tarih, bazen kurgu, bazen şiir ve neredeyse her gün gazete de okuyorum. Bu bir tutku, bir alışkanlık, vazgeçemem. Yaklaşık yedi yıldır da yazıyor, yazmaya çalışıyorum, fırsat buldukça, ilham uğradıkça. Amatör olarak yazdığımın altını bir kez daha çizmek isterim, çünkü bazı insanlar anlamıyor ya da anlamak istemiyor, işine gelmiyor.

Benim profesyonelliğim tekstil sektöründe yöneticilikten geçiyor, yazmaktan değil. Yaklaşık iki yıl önce basımı yapılmış olan kitabım “Kafamızda Pelteleşen Seçilmiş Sorular” ise benim için bir deneme, bir yola çıkış, amatörce.

Bu sütunlarda ara ara bana denk geliyorsunuz. Kaçınız uzun zamandır takip ediyor bilemediğim için biraz detaylandırmak istiyorum. Ben kendimi muhalif olarak tanımlıyorum. “Ya taraf olursun ya bertaraf” düsturunun egemen olduğu günümüz dünyasında böyle olduğum için cesur muyum, deli miyim, saf mıyım bilemiyorum. Lakin kendimce doğru olduğuna inandığım şeyleri savunmak benim hamurumda var.. Yanlışa yanlış, doğruya doğru diyebilmek hayat felsefemin olmazsa olmazı. Bu huyumdan dolayı neler yaşıyorum bir bilseniz…

Özellikle siyasi arenada yüksek derecede gerilmiş olan toplumumuzda muhalif olabilmek cidden çok zor. İktidarın yaptığı yanlışları eleştiriyorsun iktidara gönül verenler saldırıyor, diğerleri alkışlıyor. Muhalefetin yaptığı yanlışları eleştiriyorsun muhalefet yanlıları saldırıyor, iktidar sevdalıları mutlu oluyor. Ben hem bu satırlarda, hem de sosyal medya hesaplarımda yeri geldiğinde hem AKP’yi hem CHP’yi, hem MHP’yi eleştirdim, eleştireceğim. AKP dönemindeki Mudanya Belediyesi’nin yanlışlarını defalarca yazdım. Keza iktidar partisi mensubu Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni de yeri geldi eleştirdim ve eleştireceğim. Son iki- üç yıldır da doğal olarak CHP’li Mudanya Belediyesi’ni eleştiriyorum, hatalı olduklarını düşündüğüm konularda yazılar yazıyorum. Bir tanesinin yüzüne karşı söylediğim gibi ne siyasi ne ticari hiçbir çıkarım yok. Ne hikmetse özellikle bir siyasiyi eleştirdiğiniz zaman insanlar sizi ya karşı partici ya da bir konuda çıkarcı olarak görüyorlar, görmek istiyorlar. Şunu görüyorumki; ister iktidar partisi olsun, ister muhalefet insanlar gönül verdikleri siyasi partilerin yanlış yapabileceklerini kabullenemiyorlar. Eğitimini almış olmama rağmen bu durumun psikolojik boyutunu burada tartışmaya açmaya niyetim yok, sadece saptama yapıyorum.

Düşününki çocukluğunuzdan beri fanatiği olduğunuz spor klübü bu sene şampiyon olamamış. Ne oluyor? Bir sonraki sene ya teknik direktör değişiyor, ya futbolcular, ya da yönetim ve sizler bunu doğal karşılyorsunuz. Peki ya gönül verdiğiniz partinin lideri defalarca seçim kaybedince ne oluyor? Hiçbir şey olmuyor. Bir kaç vitrin değişikliği ile o şahıslar koltuklarında oturmaya devam ediyor ve sizler de gidip oylarınızı veriyorsunuz. İşin enteresan tarafı hiç toz kondurmuyorsunuz; ne 20 küsür yıldır seçim kazanamamış Bahçeli’ye , ne genel başkan olarak katıldığı ilk seçimde oy kullanamamış ve defalarca seçim kaybetmiş Kılıçdaroğlu’na. İktidar için de durum farklı değilki. Fetöcü yapılanmaya geçmişte her istediklerini verdiğini ama sonra aldatıldığını söyleyen iktidara da  hiçbir partilisi toz kondurmuyor, eleştirilmesini kabul etmiyor. Halkın neredeyse yüzde ellisinin oyunu alarak iktidara gelen Davutoğlu’nun beş ay sonra koltukla vedalaşmasını bile sorgulatmadı çoğunuza bu toz kondurmama.

Şöyle söyleyeyim, muhafazakar ya da Müslüman olmak iktidar partisinin tekelinde olmadığı gibi, çağdaş, laik ve Atatürkçü olmak da muhalefet partisinin tekelinde olamaz, tıpkı milliyetçi, vatansever olmanın MHP’nin tekelinde olmadığı gibi.

Doğru doğrudur, yanlış da yanlış. Senin gönül verdiğin parti ya da siyasetçinin her yaptığını peşinen doğru kabul etmek senin en büyük hatan olur. Eleştiriye açık olmak, hataları kabul etmek insanları küçültmez tam tersi yüceltir.
Haydi cesaret biraz. Yapabilirsiniz.


Ümit ATİLLA

29.07.2017

Son Güncelleme ( Pazar, 30 Temmuz 2017 12:28 )