Ahmet Murat Ünal

Mudanya gen tr - Mudanya nın Yüksekten Uçan Martısı - Son dakika haberleri

Font Boyutu
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Ana Sayfa Arşiv 2015 Yılı ve Sonrası Haber Arşivi LİYAKAT, HAKİKATİN IŞIĞIDIR

LİYAKAT, HAKİKATİN IŞIĞIDIR

E-posta

SUAT ORUNÇ - LİYAKAT HAKİKATTanım (bir varlığa özgü nitelikleri belirtmek)  düşüncenin kılavuzudur. Düşünce tanımlarla doğru bir fikre ulaşır. Liyakat ve Hakikat birbirinden bağımsızmış gibi görünen iki söz. Liyakat; Her hangi bir işi yapabilecek bilgiye, donanıma, basirete, tecrübeye sahip olma yetisidir. 

Kişinin bir iş için optimal düzeyde kazanımlara sahip olması durumudur.  Hakikat; Yaratıcıya özgü yasalar bütünüdür. Bu yasalarda değişkenlik, kararsızlık yoktur. Zamanın yenemediği bir gerçekliktir. Zaman Hakikati eksiltemez. Zaman; Hakikatin varlığını, değişmezliğini, her çağda her dönemde hükmünün geçerli olduğunu İnsanlara öğretir.  Hakikatin Kanıtı İnsanlık Tarihi, Temsilcisi/ Muhatabı İnsandır.

 

İşi ehline ver. İlahi bir emir. Bir hakikat. İş için başat kriterin liyakat olmasını emreden bir söz. Ekonomik, kültürel, siyasal  ilerlemenin anahtarının liyakat olduğunun beyanı. Bir kimsenin siyah veya beyaz olması, zengin veya fakir olması, torpilli veya torpilsiz olması gibi özelliklerin ölçü olmamasının ilanıdır. Çünkü bunların hiç biri bireylerin Yetenek, Yeterlilik, Çalışma ve Hazırlanmasıyla ilgili değildir.

İşi ehline ver. Toplumun ilerlemesinde geçerli tek yasanın Liyakat (bilim)  olduğunun  ifadesidir.  Liyakate dayalı sosyal konum ve dereceler toplumun ilerlemesini sağlar. İlerlemenin lokomotifi bilimden geçer. Bilim doğrusaldır, Sürekli ilerler. ( ulaşımda Kağnıdan uzay aracına, iletişimde güvercinden cep telefonuna…) İlerlemeden geri kalmamak için tabiata, insana dair bilgimizi sürekli artırmalıyız.  Sahip olduğumuz bilgimiz kadar güçlüyüzdür.  Dünya arenasında söz söyleyen bilgiyi elinde bulunduranlardır. Söz dinleyen değil söz söyleyen olmak için bilim üretmeliyiz.

İşi ehline ver. Kişinin; bilgisini, yeteneğini, tecrübesini artırabilmek için kişiyi çalışmaya motive edecek bir emir. Her hangi bir sosyal konuma gelmek isteyen bireyler özgür bir yarış meydanında o işin gerektiği yeteneklere sahip olmak için kişisel yeteneklerini, becerilerini, bilgilerini artıracaklardır. Ve sonuçta en iyi olan birey sosyal konumu hak edecektir. Sosyal konumu hak edemeyen bireyler sorumluluğu kendilerinde göreceklerinden dolayı bu konuda yeteneklerini, bilgilerini daha da ilerletmek için çaba sarf edeceklerdir.  Sosyal konumu hak eden bireye saygı duyacak onun edindiği konumu hak ettiği düşüncesi kimsede her hangi bir kompleks, huzursuzluk ve güvensizlik yaratmayacaktır.

Böyle bir yapı düşüncede eylemde dinamizm yaratır. Kişiler sürekli olarak kendilerini geliştirmek zorunda hissedeceklerinden dolayı var olan kapasitelerini sürekli artıracaklardır. Liyakata bağlı sosyal konumu hak eden kişi, hak ettiği sosyal konumun sorumluluğunun da bilincinde olacaktır. Çünkü, sorumluluk bilginin doğurduğu bir gerçekliktir. Kişi bu konuma niçin geldiğinin, sorumluluğunun neleri kapsadığının farkındalığın da olacağından yaptığı işin hakkını verecektir. Diğer şekilde liyakatsiz sosyal konumu elde eden birey, sosyal konumunun sorumluluğunun farkında yeterince olamayacaktır. Hakkın sorumlulukla örtüştüğünü tam olarak kavrayamamıştır. 

İşi ehline ver. Toplumda sosyal konum ve derecelerin liyakate bağlı olarak belirlenmesinin ifadesidir. Liyakate dayalı sosyal konum ve derecelerin belirlenmesi için; Toplum her alanda özgür bir yarış şekline bürünmeli, herkesin bu yarışa katılma şansı olmalı, değerlendirmeler şeffaf ve objektif kriterlere göre yapılmalıdır. Buna bağlı olarak da  sosyal konum ve dereceler, sosyal yarışlarda üstün başarı ve yeterlilik gösterenlere verilmelidir.  Liyakate bağlı olarak her hangi bir makamı hak eden kişi bilgisiyle, emeğiyle, tecrübesiyle makamın değerini yüceltecektir. Liyakat olmadan her hangi bir makamı elde eden kişi  makamın değerini kullanarak kendi değerini yükseltmeye çalışacaktır. Bu kişi değerini makama bağlayacaktır. Makam yoksa kendisini değersiz hissedecektir. Asıl olan kişinin makama gelerek  makamın değerinin artmasıdır. 

Toplumu İnsan bedenine benzete biliriz. İnsan bedeninde her uzvun konumu, görevi bellidir. Her uzuv kendi görevini layıkıyla yerine getirir. Eğer bedende bir uzuv görevini yerine getiremeyecek durumda olursa beden zamanla gücünü kaybederek iflas eder. Toplumda da her birey yeteneğine, isteğine, çalışmasına  bağlı olarak sosyal bir konumu tutar.  Hepimiz bulunduğumuz konum itibarı ile görevimizi layıkıyla yerine getirmek ile mükellefizdir.

Toplumsal sorunlara ilgi duymuyorsak, bananeciliğin arkasına sığınıyorsak, çözümü hep başkalarından bekliyorsak o zaman topluma ilişkin düşüncelerimizin bir değeri yok demektir. Topluma karşı ilgili olmalıyız, ilgili olmak; o şeye bağlanmak, o şeye ait olmak, onun için kaygılanmak anlamına gelir. Eğer ben bir şeyi uzaktan gözlemleyen biri değil de o şeye katılan biri isem o işin içine girmiş olurum. O zaman toplum benim ilgi alanım olur.

Liyakatsiz Hakikate ulaşamayız. Fakirlik, cehalet, toplumun zayıflığı, hayatın zayıflığı bizleri hakikatten uzaklaştırır. Fakirliğin olduğu yerde cehalette vardır (söz konusu olan bireyin fakirliği değil toplumsal fakirlik). Zaaf olan yerde ahlaki düşkünlükte vardır. Dolayısıyla Hakikate giden yol Liyakatten geçer. Liyakat bizleri iktisadi, siyasi, kültürel manada güçlendirir. Liyakati Hakikata bağladığımız da da Liyakat insana, insanlığa yarar bir araç olur. Hakikatsiz Liyakat insanlığa zarar verir. Hakikat bizi doğru yönde davranmaya yöneltir.

Batı dünyası Liyakati Hakikatten kopardı. Yaşamın tek anlamını ilerleme ve güce bağladı. Yaşamın tek anlamı ilerleme ve güç ise o zaman yaşam ölümcül bir hastalığın pençesindedir. Güç yönünü Hakikate çevirdiğinde İnsanlık yücelir.

Suat ORUNÇ

Son Güncelleme ( Perşembe, 07 Şubat 2019 02:35 )  

Hasanbey Mahallesi muhtarlığına makamda oturmak için değil, Mahallemiz için çalışmaya talibim

CEM TÜRKMEN HASANBEY MAHALLESİ MUHTAR ADAYI

Tıklayın

Bursa Hava durumu

BURSA HAVA DURUMU