Mudanya gen tr - Mudanya nın Yüksekten Uçan Martısı - Son dakika haberleri

Font Boyutu
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Ana Sayfa Arşiv 2015 Yılı ve Sonrası Haber Arşivi ÇOĞULCULUĞUN SINIRLARI VE HAKİKATİN BİRLİĞİ

ÇOĞULCULUĞUN SINIRLARI VE HAKİKATİN BİRLİĞİ

E-posta

Suat Orunç MudanyaKişisel düşünce ve karar verme gibi bütün alanlarla ilgili çoğulculuk, Hakikat konularından ziyade sadece beğeni konularında tekrar edilebilir. Çoğulculuk birliğin gerekli olduğu alanlar hariç bütün eylem ve düşünce alanlarında arzu edilen bir siyasettir.


 ‘’ Her insan birbirinden farklıdır’’ sözü, insanın dış görünüşünün birbirine benzemediği anlamını içermemektedir. Bu söz daha çok insanların iç dünyalarının birbirinden ne kadar farklı olduğunun ifadesidir. İç dünyamızdaki bu farklılıklar bizlerin, eylem ve arzularımızın da hayata karşı çok farklı olduğunun işaretidir. Aynı şeyleri sevmeyebiliriz, aynı şeyleri istemeyebiliriz, aynı şeylerden korkmayabiliriz. Bu farklılıkları kötü görmek, insanın iç dünyasının inkârıdır. Doğal olarak bu inkar, İnsan-ı inkar etmeye bizleri götürür. Genel olarak bizler, bizden farklı olanları bize benzetmek için onların farklılıklarını kötüler ve bize benzemesini isteriz. Bizde olanın en doğrusu olduğu boş inancını taşırız. Çoğulculuğumuzu böyle sınırlandırmak birbirimizin inkarını doğurur. Peki çoğulculuğumuzu nasıl sınırlandıracağız, bunun bir sınırı yok mu?               
 

 

Tabii ki çoğulculuğumuzun bir sınırı olacak ki çoğulculuk içerisinde düzeni bulalım. Düzen birlikle birlikte ortaya çıkar, düzende bir uyum olma hali vardır. Tabiatta bunu gözlemleyebiliriz; milyonlarca birbirinden farklı bitki ve hayvan türü vardır.  Bu zenginlikler içerisinde tabiatta muazzam bir düzen vardır. Bu düzen şaşmaz bir şekilde işler. Peki tabiatta bu düzeni sağlayan güç nedir? - Değişmez tabiat yasasıdır. Tabiattaki her canlı  kendi rengini, kokusunu, güzelliğini koruyarak bu düzene tabi olur. Seçme özgürlüğü kendisine verilen, kendi varoluşunun mahiyetini kendisi belirleyen, İnsan olma yolundaki insan! Çoğulculuğunu nasıl sınırlandırıp düzene kavuşacak? – Hakikatin birliğiyle. İnsanlardaki çoğulculuğun sınırları Hakikatin ( değişmez yasanın) birliğine dayanır. Hakikat birdir, çoğalamaz.  Kişiye, aileye, paraya, sınıfa göre değişemez. Farklı olan insanlardır, insanlar bu farklılıklarını koruyarak, Hakikatin birliğinde toplanmalıdırlar. Çoğulculuğumuzu kaybetmeden, çoğulculuğumuzu sınırlandıracak olan da Hakikattir.
   

Hakikat, akıl gücü verilmiş irade sahibi insanın sınırlarını belirler. Arzularımız, isteklerimiz, korkularımız birbirinden çok farklı olabilir. Çoğulculuğumuzu Hakikatin birliğine dayayarak insani birlikteliğimizi sağlayabiliriz. Hakikati insanlara göre yorumlamak, Hakikatin birliğinden dışarı çıkmaktır. Yapacağımız şey, insanları Hakikate göre değerlendirmektir. Peki Hakikat nedir? - İnsanın insan olmasını sağlayan ve Yaradan tarafından konulan yasalardır. Bu yasalar ilk insandan günümüze kadar değişmemiş ve gelecekte de değişmeyecektir.  Zaman ve koşullar değişse bile Hakikatlerin değişmediğini tarih pratikte bize göstermektedir. İnsanların hangi dönemlerde daha çok acı çekerek, hangi dönemlerde daha mutlu olarak yaşadıklarını tarihi inceleyerek (sadece aristokrasi sınıfının mutluluğunu değil, toplumun genelinin mutluluğunu değerlendirerek) anlayabiliriz. Geçmişten günümüze kadar gelen toplumları üst üste koyup incelersek neden acı çektiklerini ya da nasıl mutlu olduklarını çok daha kolay görebiliriz. Çünkü nedenlerinin temel sebepleri aynıdır. Adalet, yardımlaşma, sınıfsız toplum, doğruluk, samimiyet, çalışkanlık, hakkı koruma gibi hakikatlerin yaşandığı toplumlarda mutluluk kaçınılmazdır. 

Bu Hakikatlerin yaşanmadığı toplumlar ise acı çekmişlerdir. Hakikatin birliği burada kendini test eder. Örneğin; adaletsiz toplumlar varlıklarını sürdüremezler ki bu bir Hakikattir. Bunun böyle olduğunu tarihe baktığımızda çok rahat görebiliriz. Hatta geçmişe gitmeye hiç gerek yok. Orta Doğu toplumlarına baktığımızda, birçoğunda toplumsal birlik ve dayanışma bitmiş durumdadır. Bunun temel sebebi ise, yönetimde adaletten ayrı düşmeleridir. Ülkeyi yönetenler lüksün ve konformizmin içinde fantezi hayatlarını yaşarlarken, halk ise açlığın ve yoksulluğun gerçekliğini çocuklarının masum yüzlerinde izlemektedirler.  Ya da tembellik (düşünsel-zihinsel) insanı hem maddi hem de manevi fakirliğe düşürür. Bu Hakikatin gerçekliğini toplumlara baktığımızda görürüz.
   

Hakikati kendimize benzeteceğimize, biz Hakikati kılavuz edinmeliyiz.  Çoğulculuğumuzla uğraşmayı bırakmalı, Hakikati yaşamımızın merkezine almalıyız.  Çünkü biz faniyiz hakikat baki…

Suat ORUNÇ

Son Güncelleme ( Cumartesi, 04 Mart 2017 16:12 )  

LIK YAPI

Mudanya Türk Telekom Kampanya

Yamaç Tepe Cafe  Mudanya Yıldız Tepe Mevkii

Bursa Hava durumu

BURSA HAVA DURUMU