TURKSAT KABLONET FIRSATI

Mudanya gen tr - Mudanya nın Yüksekten Uçan Martısı - Son dakika haberleri

Font Boyutu
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Ana Sayfa Arşiv 2013 Yılı Haber Arşivi Polonya ve Kağıt Üzerinde ki Türkiye

Polonya ve Kağıt Üzerinde ki Türkiye

E-posta

Ümit AtillaGeçen hafta yazdığım yazıya bir okurdan gelen yorum üzerine boş durmadım küçük bir araştırma yaptım. İşim gereği yıllarca yurt dışına gittim geldim. Yoğun olarak da Polonya ile ticaret yaptım. Hiç gitmediysem en az otuz kere gitmişimdir.

312bin küsür km2’lik yüzölçümü ile Avrupa’nın dokuzuncu büyük ülkesi olan Polonya’da kuzeyden güneye, doğudan batıya pek çok şehrine direksiyon sallamışımdır. Çok yoğun ormanlık alanlarından dolayı Avrupa’nın en önemli mobilya üretim merkezidir.

Şimdi gelelim esas konuya. Geçen haftaki yazıma eleştiri yazan bir okur “Polonya bile özelleştirmeyi yaptı,ihracatı bizden fazla” diyerek olaylara ne kadar yüzeysel baktığını, derinlemesine analiz yapmadan önyargılı bir hükümle kendince Türkiye’de yapılan şeylerin çok doğru bir şey olduğunu ispatlamaya çalıştı. Ama maalesef yanılıyor. Maalesef diyorum çünkü aslında ben de yanılmak isterdim. O yorumun ardından yıllardır Polonya’da yaşayan ve aynı zamanda işveren olan iki arkadaşıma konuyu sordum. Belki ben de yanlış algılamış olabilirdim. Belki her şey güllük gülistanlıktı artık orda.

Arkadaşlarımdan birinin konuyla ilgili cevabı şöyleydi;

“Son yıllarda Avrupa’da büyümeye devam eden iki ülke var; Polonya ve Türkiye. Açıkcası Türkiye gibi kağıt üzerinde her şey olumlu gözüküyor ama sabit gelirliler zor durumda. Ayrıca sağlık sektörü felaket. Türkiye o konuda muhteşem! Burada teşhis için altı ay, ameliyat randevusu için yıllar veriliyor. Katarakt ameliyatına altı yıl (6) verildiğini duydum. Bunun yanı sıra emeklinin durumu da iyi değil. OECD ülkeleri arasında en ucuz üçüncü ülke. Serbest ticaret yapan ve yüksek maaşlıların durumu iyi. Maaşlar Avrupa birliğinin çok altında. Özelleştirmeler harika. Her şey Almanların, Fransızların elinde. Yani klasik düdüklemeyecekleri eşeğe mama vermiyorlar”.

Diğer arkadaşım da şöyle cevap verdi;

“Polonya’ya AB epey bir yardım yapıyor. Dış yatırım oldukça çok. Verilere bakıldığında ekonomi iyi gözüküyor ama bunun halka yansıması yok. Bir nevi Türkiye gibi diyebiliriz. Bir ailede iki kişi çalışmaz ise geçinemez. Maaşlar düşük. Kirada oturan bir kişi aylık 1000Euro kazanamıyorsa geçinemez. Asgari ücret 300Euro civarı. Ama iki odalı bir dairenin kirası 350Euro civarı. Büyük şehirlerde bu rakam çok daha yüksek ve hayat çok pahalı. Mobilya sektöründe üretim çok fazla. Ama Avrupa’nın hamallığını yapıyorlar. İşçilik ucuz. Almanlar parası ile ülkeyi ele geçirmiş durumda. ABD’de epey destek veriyor. Rusya’ya karşı bir sınır karakolu gibi diyebiliriz. AB’ye girdikten sonra yaklaşık 3milyon kişi İngiltere, İrlanda, Almanya ve Hollanda’ya çalışmaya gitti. Burada bizim Türkler’in durumu iyi. Ya işverendir ya da bir Türk’ün yanında çalışıyordur. O arkadaş eğer Polonya’da işler iyi diyorsa girsin bir Polonya firmasına da çalışsın bakalım ne kadar maaş alacak, nasıl geçinecek.”

Evet, Polonya ‘da durum okuduğunuz gibi. Bunu bizzat yıllardır orada yaşayan arkadaşlarım anlatıyor. Sizlerin de fark edeceği üzere Türkiye ile benzer özellikler taşıyan bir görüntü mevcut. Tabi olumlu denilen pek çok şey kağıt üzerinde.

Ülkede gelir getirecek her şeyi özelleştirip satarsanız devletin tek gelir kaynağı olarak vergiler kalır. Yabancı şirketlerin hakim olduğu işletmelerde çalışan vatandaş da üç kuruş paraya çalıştırılmak zorunda kalır. Devlet yatırım yapmak ya da borçlarını ödemek için daha çok vergi almak zorunda kalır. Ürünü para etmeyen çiftçi, gelir elde edemeyen vatandaş bu vergileri nasıl öder orası meçhul tabi.

Bir tarafta Rusya’ya sınır karakolu yapılmaya çalışılan Polonya, diğer tarafta Ortadoğu’daki zenginliklere karakol yapılmaya çalışılan Türkiye. Bu oluşumdan Polonya veya Türkiye adına olumlu bir görüntü çıkarmak ya hayalciliktir ya da insanın gözünün ciddi anlamda kör olması gerekir. Tabi olaya partizanca yaklaşıp hükümetin her yaptığını iyi bir şeymiş gibi algılamak da var ama onun yorumunu sizlere bırakıyorum.

Keşke hükümet göz boyayıcı hamleler haricinde iyi bir şeyler yapıyor olsa da bizler de memnun olsak. Keşke Türk tarımını ayağa kaldıracak, hayvancılığı şahlandıracak, sanayiyi güçlendirecek hamleler yapılsa da özelleştirme ile kaybedilen değerlerimizin yerini dolduracak yeni değerlere sahip olabilsek. Çünkü gün gelecek yağmurun yağdığı yere çekebileceğimiz tarlamız bile kalmayacak.

Ümit ATİLLA

26.12.2013

Önceki  Yazım HAKAN GOL GOL GOL…

 

Son Güncelleme ( Cuma, 03 Ocak 2014 01:17 )  

Yorumlar  

 
-1 #1 Serdar 27-12-2013 20:47
Polonya nın bize her alanda örnek olabileceğini filan söylemedim.Sadece düne kadar demir perde ülkesi olup demokrasiye bizden çok sonraları geçmesine rağmen bizim gibi özelleştirmede bir adım ileri bir adım geri değil bizden daha çok mesafe aldıklarını ihracatta da bizden ileri olduklarını örnek verdim Yoksa AB nin Polonya, Romanya ve Bulgaristan gibi ülkeleri ucuz işçiliklerinin hatırına binaen aldıklarını herkes biliyor.”Özelleştirip satarsanız” cümleniz hayli ilginç.İsterseniz 2013 yılında her şeyi devletleştireli m KİT leri tekrar idame edip içine binlerce o dönemin parti yandaşını koyup zarar üstüne zarar ettirelim.Olsun varsın millileştirme fantezisi adına vatandaşın devlete ödediği vergileri (30 yıl önce olduğu gibi) asgari ücretle çalışan işçi kadar çalışmadığı halde devletten 4 tane asgari ücret alanlara verelim yeniden.Sonunda devlet gemisi karaya otursun ve IMF ye el açılsın.Ha bu demek değil ki bizim milli şirketlerimiz olmasın .Ama devletçi kafayla ekonomi yürümüyor ,ütopyadan öteye gitmiyor.Dünyada çok örnekleri var.Gelelim yine hükümete.çok eleştirdiğim yanları olmasına rağmen adalet adına hak için bunları nasıl görmez siniz:Defalarca dünyanın en hızlı büyüyen ekonomileri arasında olmak,IMF kapısında dilenci olmaktan bu ülkeyi kurtarmak, enflasyonu 100 lü rakamlardan alıp tek hanelere yaklaştırmak, Hızlı Vapurlarla İstanbul a 1.5 saatte gidebilmek,Muda nya nın ve Türkiye nin bir çok yerinde yapılan otoban yollar, köprüler yapmak v.b .Bunlar mı göz boyamak .Evet gözü boyananlar var bu ülkede gözlükleriniz gibi kapkaraya boyanmış her şeyi simsiyah görüp her şeyi eleştirip dinlediğinizde insanın içini karartan yerine alternatif koyamayan “Hükümet tarımda başarısız sağlıkta başarısız dışta başarısız içte başarısız diye sıralayıp biz olsak şöyle yaparız, aslında böyle yapılırsa bu nedenle daha iyi olur, biz olsak bunun yerine şunu inşa ederiz kaynağını da şuradan sağlarız” diyemeyen gözleri karaya boyanmış muhalifler sorunu var bu güzel ülkemin.
 
 
+1 #2 Ümit Atilla 28-12-2013 11:05
Serdar Kardeşim,
Ben ne hepten özelleştirme ne de devletleştirme taraftarı değilim.Bunun dengeli olarak yapılabileceği ekonomik sistemler mevcut.Eleştirileriniz den anlıyorum ki yazılarımın genelini takip etmemişsiniz.Takip etseydiniz hükümetin iyi yaptığı şeyleri de yeri geldiğinde övdüğümü görüp beni partizanca itham etmezdiniz. Şu yazımdaki son paragrafı okursanız ne demek istediğimi anlarsınız;
mudanya.gen.tr/.../...
Adalet adına demişken; bir önceki yazımda Hakan Şükür'le ilgili yazdığım eleştirel konulardan bir Türk vatandaşı olarak siz de milyonlarca Türk vatandaşı gibi rahatsız oldunuz mu olmadınız mı merak ettim doğrusu.IMF'ye olan borcun kapatılması tabiki sevindirici bir durum.Ama büyüyen dış ticaret ve cari açığımızdan hiç bahsetmeden,önl em almadan(ki brüt dış borç stokumuz 400milyar dolar civarındadır) IMF borcununun kapatılmasına sevinmeyi yeterli görmek de bana göre biraz polyanna'cılık oluyor.Saygılar
 

Mudanya Türk Telekom Kampanya

ikielin sesi

ekol elektrik mudanya

Yamaç Tepe Cafe  Mudanya Yıldız Tepe Mevkii

Bursa Hava durumu

BURSA HAVA DURUMU

 

BAK YEŞİL YEŞİL

“İstanbul’a ihanet ettik. Biz bu şehrin kıymetini bilemedik. Hala da ediyoruz. Ben ...

 

NABER? İYİLİK, NE OLSUN.

İYİ Parti, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile geçen yıl yollarını ayıran Meral A...

Mudanya İş Rehberi